İngilizce Dil Eğitim Platformu.




Advertisement-firatboyan.com




Beğendiğiniz içerikleri facebook twitter veya g+1 üzerinden paylaşarak konuların daha fazla kişi tarafından görüntülenmesine yardımcı olabilirsiniz.


category 10.09.2014 category 1 Yorum

Phrasal Verbs (Takılı Bileşik Filler)

Phrasal Verbs Phrasal Verbs (Takılı bileşik fiil) olarak adlandırdığımız "phrasal verbs", kelimelerin tek tek ifade ettikleri anlamlardan daha farklı bir anlam veren kelime grubudur. Phrasal Verb'ler iki ya da üç kelimenin bir araya gelmesinden oluşabilir.





Verb + adverb: Pick up (kaldırmak, yerden almak)
Verb + preposition: Put on (giymek)
Verb + adverb + preposition: Look forward to (dört gözle beklemek)

1- Intransitive Phrasal Verbs (Nesne almayan, geçişsiz takılı bileşik fiiller) İngilizceyi bir çok dilden ayıran bu zarf takılı fiiller değişik anlamlarda binlerce yeni fiil meydana çıkartmıştır.

KURULUŞ ÖZELLİĞİ
1) Bileşiğin iki öğesi kendi sözlük anlamlarını kaybedip, yeni anlamda ayrı bir fiil oluşturur. Bu gibi fiillerin anlamını, öğelerin birine bakıp çıkarmak olanaksızdır. Örnek:

pass away (vefat etmek)
look out (dikkat etmek)
give in (pes etmek)

2) Birçok fiil, aldıkları takılardan başka, diğer kelimelerle ilişkilerini gösteren kendilerine özgü bir edat alırlar. Örnek:
look down on... (-i hor görmek)
get on with... (-e devam etmek)

3) Ayrıca bazı bileşik fiiller hem geçişli (nesne alan) hem geçişsiz (nesne almayan) türden olabilir.
Örneğin:
close down (kapanmak) - close down... (-i kapatmak) fold up (açılıp kapanmak) - fold up... (-i katlamak) be called off (iptal olmak) - call of... (-i iptal etmek)

YAPILIŞ ŞEKLİ
İki-öğeli fiillerin en belirgin tarafı, çok kısa ve en çok kullanılan sakson kökenli fiillerden meydana gelmesidir.

Örneğin:
Bring (getirmek), put (koymak), give (vermek), call (çağırmak), go (gitmek), run (koşmak)

Takılara gelince, bu gibi bileşiklerde en çok kullanılanları (kattıkları anlamla birlikte) şunlardır:

away: kurtulma, kenara, uzaklaşma anlamlarını verir.
down: azalma, kısma, aşağı, aşağı doğru yönelme anlamlarını verir.
"The tailor cut the dress" -> "The tailor cut the dress down" (Terzi elbiseyi kesti) -> (Terzi elbiseyi aşağıya doğru kesti)
in: içeri
off: yerinden, kesik, bitirme, erteleme, yüzeyini anlamlarını verir. "I washed the tray" - "I washed the tray off."
(Tepsiyi yukadım.) -(Tepsinin yüzeyini yıkadım.)
out: son bulma, sonuna kadar, dışarı anlamlarını verir.
on: devamlılık, teşvik
"We went." - "We went on."
(Biz gittik) - (Biz devam ettik.)
up: sonuna kadar, son, tamamen, dik, yukarı anlamlarını verir.
"The vehicles were loaded."-The vehicles were loaded up. (Araçlar yüklendi) -(Araçlar tamamen yüklendi)

B
back away: geri çekilmek
back down: iddiasından geçmek
back out: sözünden caymak
bear up: metin olmak
boil over: kaynayıp taşmak
break away: kurtulup kaçmak
break down: bozulmak; yıkılmak
break in: zorla girmek
break off: kopmak
break up: dağılmak, sona ermek
burn down: tamamen yanmak

C
call in: uğramak
check out: otelden ayrılmak
clear away: dağılmak(bulut)
clear up: aç(ıl)mak(hava)
climb down: tutuna tutuna inmek
close in: giderek yaklaşmak
close up: yanaşmak
come about: meydana gelmek
come away: elinde kalmak
come off: çıkmak; elinde kalmak
come out: ortaya çıkmak
come up: yüzeye çıkmak
cool down: yatışmak
cool off: serinlemek
crop up: ortaya çıkmak

D
die away: azalıp kaybolmak (ses)
die down: yatışmak
die out: soyu tükenmek
doze off: uykuya dalmak
dress up: giyinip kuşanmak
drive off: otomobille uzaklaşmak
drop behind: geride kalmak
drop by: uğramak
drop in: hebersiz uğramak
drop out: eğitimi terketmek
dry up: suyu çekilmek

F
fall apart: dökülmek
fall back: geri çekilmek
fall behind: geride kalmak
fall down: yere düşmek
fall out: birbirine düşmek
fall through: (plan)suya düşmek
fan out: birkaç kola ayrılmak
fight back: karşılık vermek
fight off: püskürtmek
fit in: yerine oturmak
flare up: birden alev almak
fly away: uçup uzaklaşmak
fly back: dönmek

G
get about: (haber) dolaşmak
go ahead: ileri gitmek
get away: kaçmak
get back: dönmek
get in: arabaya binmek
get off: taşıttan inmek
get on: taşıta binmek
get out: dışarı çıkmak
get up: ayağa kalmak
give in: yenilgiyi kabul etmek
give out: (sabır) tükenmek
give up: vazgeçmek
give away: çökmek
go ahead: devam etmek
go away: çıkıp gitmek
go back: dönmek
go down: inmek, düşmek
go off: ateş almak, patlamak
go on: devam etmek
go out: (ışık) sönmek
go around: yetmek
go up: artmak, yükselmek
grow up: büyümek

H
hang about: dolaşıp durmak
hang up: (telefonu) kapatmak
hold on: (telefonda) beklemek
hold out: aceleyle dışarı çıkmak
hurry up: acele etmek

J
join up: orduya yazılmak

K
keep away: uzak durmak
keep off: yaklaşmamak
keep out: içeri girmemek

L
lie back: arkasına dayanmak
lie down: bir yere uzanmak
light up: ışık vermek
listen in: radyoyu dinlemek
lock in: hapsetmek
look ahead: ileriyi görmek
look out: dikkat etmek

M
match up: iyi gitmek(giyim)
melt down: erimek
move in: taşınmak
move out: evden taşınmak
move up: yükselmek

P
pack up: eşyasını toplamak
pass away: vefat etmek
pay back: ödemek
pull through: iyileşmek, kurtulmak
pull up: bir yana çekmek (araba)

R
ring off: telefonu kapamak
ring up: telefon etmek
run back: koçarak geri dönmek
run down: (pil) bitmek
run away: kaçmak
rush in: hızla içeri girmek
rush out: dışarı fırlamak

S
set in: (kış) başlamak, bastırmak
set off: yola koyulmak
set out: yola çıkmak
settle down: yerleşmek
show off: hava atmak
show up: ortaya çıkarmak
shut down: kepeng kapamak
sit down: oturmak
sit out: sonuna kadar oturmak
sit up: dik oturmak
speak out: çekinmeden konuşmak
speak up: yüksek sesle konuşmak
stand back: geri durmak
stand out: göze çarpmak
stay behind: geride kalmak
stay in: evde kalmak
stand up: ayağa kalkmak
stay up: geç vakte kadar oturmak

T
take off: (giysi, ayakkabı vs.) çıkartmak; (uçak) havalanmak
take over: devralmak
turn over: tepe taklak olmak
turn up: çıkagelmek

W
walk back: yürüyerek geri dönmek
walk out: terketmek (protesto olarak)
wash up: elini yüzünü yıkamak
watch out: dikkat etmek
wear away: aşınmak
wear out: kullanıla kullanıla eskimek

2- Transitive Phrasal Verbs (Nesne alan, geçişli takılı bileşik fiiller)
İngilizcede nesne, normal olarak fiilden sonra gelir. Bununla beraber, bu kuruluştaki iki öğeli fiilerde nesne;

a- fiilden sonra gelebileceği gibi:
Put on your hat (şapkanı giy) give back the book (kitabı geri ver)

b- fiil takısının arasına da girebilir:
put your hat on (şapkanı giy)
give the book back (kitabı geri ver)
-> Ancak nesne; it, her, them gibi zamirlerden(pronouns) oluşuyorsa, istisnasız olarak fiilin iki öğesi arasında bulunur:
put it on (onu giy)
give them back (onları geri ver)
-> Diğer taraftan, bir fiille takısı ayrılmaz bir deyim teşkil ettiğinde aralarına hiçbir kelime giremez:
call on him (ona uğra)

***Bu gibi durumlar bir (*)yıldız ile belirtilmiştir.

A
*account for: hesabını vermek
act for smb (somebody): vekalet etmek
*allow for: hesaba katmak
ask after smb: birinin sağlığını sormak
ask for a person: haber sormak
ask for a thing: istemek
*answer for: -in hesabını vermek

B
bear out...: doğrulamak
bear up....: metanetle karşılamak
back up the evidence: kanıtları desteklemek
bank on a person...: birisine güvenmek
beat off an attack...: bir saldırıyı püskürtmek
break off...: koparmak
break off...: (görüşmeleri kesmek)
break up...: (bir çocuğu) yetiştirmek
bring about changes: değişikliklere yol açmak
bring forward...: gündeme gelmek
bring on...: -e neden olmak
bring out..: -ortaya çıkartmak
buy off...: -rüşvet vererek elde etmek
burn down a place: yakıp kül etmek
build up...: -geliştirmek

C
call at (a place): bir yere uğramak
*call for: uğrayıp (almak)
call for...: (kutlamayı) gerektirmek
call for (a strike): (grev) istemek
call off...: iptal etmek
call off: yarıda bırakmak
*call on (a person): -e uğramak
call out: seslenmek
call up...: -e telefon etmek
clean out...: adam akıllı temizlemek
clean up (everything): ortalığı temizlemek
clear away...: kaldırmak
clear out...: boşaltmak
clear up (mess): pisliği ortadan kaldırmak
clear up...: aradan çıkarmak
*climb down: aşağıya doğru inmek
climb up...: tırmanmak
close down: kapatmak
*come across: -e rastlamak
*come upon: rastlamak
*count on: -e bel bağlamak
cover up...: rastlamak
cross out...: çizmek
cut down...: (ağacı) kesip devirmek
cut down...: kesip kısaltmak
cut down (expenses): (masrafları) kısmak
cut off (water): (gaz, su) kesmek
cut out...: -den kesmek
cut up...: parçalamak

D
*dally with: oyalamak
depend on smb: -e güvenmek
dig out...: kazıp çıkarmak
dig up...: kazıp ortaya çıkarmak
*dispose of: -den kurtulmak
do without (sugar): (şekersiz) idare etmek
draw up (a plan): proje hazırlamak
eat up...: yiyip bitirmek
*enter for: katılmak, aday olmak

F
*feed on: ile beslenmek
figure out...: anlamak
fill in...: (form) doldurmak
fill up...: ağzına kadar doldurmak
find out...: ortaya çıkarmak, bulmak
finish off: tamamlamak
fit in...: yerine oturmak
fit out...: donatmak
fix up...: onarmak
follow up...: izlemek
fold up...: katlamak
frighten away...: korkutupo kaçırmak
fritter away...: istifa etmek
*frown upon: uygun bulmak

G
get back...: geri almak
get in (a taxi): (tasksiye) binmek
get off (a train): trenden inmek
get on (a bus): otobüse bünmek
get over...: -den kurtulmak
get over...: iyileşmek
give away...: elden çıkarmak
give back...: geri vermek
give off (smoke): (duman) çıkarmak
give out...: dağıtmak, yaymak
give up...: -den vazgeçmek
give up (smoking): bırakmak
*glance over: göz atmak
go after smb: -nin peşinden gitmek
*go into: yakından ilgilendirmek
*go over: gözden geçirmek
*go through: sıkıntı çekmek

H
hand down...: kuşaktan kuşağa bırakmak
hand in...: elden vermek
hand on...: aktarmak
hand out...: elle dağıtmak
hand over...: teslim etmek, devretmek
hand round...: teker teker vermek
hang around...: bir yerde oyalanmak
hold up....: (banka) soymak
hold up....: (trafik) durdurmak
*hope for: ummak
hunt down...: peşini bırakmamak

I
*improve on: -de ısrar etmek
*inquire after: durumunu sormak
*insist on: -de ısrar etmek
interfer with: engel olmak

K
keep back...: gizlemek
keep off (a place): -e yaklaşmamak
knock out...: nakavt etmek
knock over...: devirmek

L
lay out (a plan): düzenlemek
lay up...: özenle kaldırmak
leak out...: sızdırmak
leave out...: çıkarmak
let down...: ortada bırakmak
let in...: içeri almak
let out...: salmak
level off...: düzeltmek (yassı hale)
*live on: ile yaşamak
lock out...: dışarıda bırakmak
lock up...: kilit altına almak
*look after: - e bakmak
*look for smb, smth: (birini, bir şeyi) aramamak
*look into: soruşturmak
*look on: seyretmek
look over...: göz atmak
*look through: gözden geçirmek
look up...: (rehberde) bulmak
look up (a word): sözlüğe bakmak

M
*make for (a place): yolunu tutmak
make out...: (adı) çıkarmak
make up...: uydurmak
make up...: oluşturmak
melt down...: eritmek
mix up...: karıştırmak

N
note down...: not almak

P
pack up...: eşyasını toplamak
pass on...: -e vermek
pay back...: geri ödemek
pick out...: seçmek
pick up: yerden kaldırmak
pick up...: sinyal almak
plug in...: prize takmak
point out...: belirtmek
*press for: ısrar etmek
pull apart...: çekip ayırmak
pull down...: çekip yıkmak
pull out...: çekip çıkarmak
put accross...: (fikri) iletmek
put aside...: bir yana koymak
put away...: bir tarafa koymak
put back...: yerine geri koymak
put down...: yere indirmek
put down (rebellion): bastırmak
put forward...: öne sürmek
put off...: bir işi ertelemek
put on...: giymek
put on (a play): bir oyunu sahneye koymak
put on (the light): (ışığı) yakmak
put through...: (telefon) bağlamak
put out...: söndürmek
put out...: söndürmek
put out...: uzatmak
put up (pole): (direk) dikmek

R
*rank with: ile aynı ayarda olmak
reach for: -e uzamak
read out...: yüksek sesle okumak
*rely on: birine güvenmek
ring up: birine telefon etmek
round off...: yuvarlatmak
round up...: toplamak
rub off...: silip çıkarmak
rub out...: silmek
rule out...: gözardı etmek
*run after: kovalamak
*run into: birine rastlamak
*run over: birine çarpmak (arabayla)
*run through: göz gezdirmek

S
scare away: korkutup kaçırmak
stratch out...: çizerek silmek
scrun out...: fırçayla temizlemek
seal off...: tıkamak
see about: -i ayarlamak
*see to...: -in icabına bakmak
sell off...: elden çıkarmak
sell out...: hepsini satmak
*send for: -i çağırtmak
send off: eşlik etmek, uğurlamak
send in...: göndermek
send out...: dağıtmak (postayla)
*set off: başlatmak
set up...: kurmak, tesis etmek
*settle for: kabul etmek (istemeyerek)
*settle up: sona erdirmek, halletmek
shoot down...: vurup düşürmek
*side with: -in tarafını tutmak
sort out...: ayırmak
spell out...: azar azar açıklamak
*stand by: -in yanında olmak
*stand for: temsil etmek
step up...: -i hızlandırmak
sum up...: özetlemek

T
*take after: -ine çekmek
take back...: geri almak
take down...: söylenenleri yazmak
take off...: (giyim) çıkarmak
take over...: kontrolünü ele almak
take out...: çıkarmak
*take to: huy edinmek
take to (a place): bir yere sığınmak
take up (space): yer kaplamak
take up (time): zaman almak
take up (a hobby): - e başlamak
talk over...: düşünüp taşınmak
throw away: çöpe kaldırıp atmak
tick off...: yanına işaret koymak
touch off...: neden olmak
*touch on: bir konuya değinmek
track down...: izini sürmek
try on...: (bir elbiseyi) denemek
try out...: denemek
tune up...: akord etmek
turn away...: birini kapıdan çevirmek
turn down...: (teklif) geri çevirmek
turn off...: (ışık-radyo) kapamak
turn on...: (su-ışıklar) açmak
turn out...: bir şeyi üretmek
turn over...: tersine çevirmek

W
wait on smb: -e servis yapmak
wake up...: birisini uyandırmak
ward off...: savuşturmak
wash up...: iyice yıkamak
wear out...: kullana kullana eskitmek
wipe off...: silerek çıkartmak
wipe out...: yerle bir etmek
wipe out (speckle): tamamen yok etmek
work out...: (çözüm) yolu bulmak
write down...: kaydetmek, not almak.
 


comment YORUMLAR

Her türlü görüş ve önerilerinizi aşağıdaki yorum panelinden bırakabilir, kafanıza takılanları veya merak ettiklerinizi sorabilirsiniz.

Bu makaleye 1 yorum yapıldı.
category 21-03-2016
ANIL CAN CEŞEN

Allah razı olsun. Çok teşekkür ederim iyi ki varsınız. :)




new YORUM YAZ


HAKKIMDA

info hepingilizce.com, 2014 yılı başında yayına girmiş olup, sizlerden gelen destek ile de her geçen gün daha da gelişmektedir.
Tek başıma hazırlamış olduğum bu İngilizce eğitim sitesi; tüm seviyeden onlarca üniteden oluşup, dersler en temel İngilizce konularından başlayarak, ileri seviyeye kadar olan İngilizce konuların hemen hemen hepsini kapsamaktadır. İngilizce konuların anlatımlarını sadece ve sadece ben yapmaktayım. Yani İngilizce ders ve konu anlatımları tamamen özgündür.İnternet ortamında İngilizce eğitim içerikleri sağlayan web sitelerinin neredeyse %90'ı, içeriklerini birbirlerinden ÇALARAK yayınlamaktadırlar. Başka sitelerdeki içerikler bu sitede asla barındırılmaz.
İngilizce Dersler, öğrenenlerin sıfırdan başlayacağı şekilde hazırlanmış olup İngilizceyi hiç bilmeyen biri bile kendi başına oturup kolayca İngilizce konularını anlayıp pekiştirebilir.

Devamı »





İLETİŞİM

iletişim Taleplerinizi iletişim formu aracılığıyla direkt olarak bana iletebilirsiniz.
İletilerinize cevap verebilmem için mutlaka gerçeli bir e-posta adresi girin. Gönderdiğiniz iletiler en kısa sürede cevaplanacaktır. Girdiğiniz bilgiler asla üçüncü taraflarla paylaşılmaz. İletilerinizi iletişim formu aracılığı ile direkt olarak iletebileceğiniz gibi, kendi e-posta sunucunuzu kullanarak da mail adresime iletebilirsiniz.

İletişim Formu »




© 2019 - hepingilizce.com | Tüm hakları saklıdır.